İktisat Bölümünü Kazanan Öğrencilere Öneriler

Ege Üniversitesi İktisat Bölümü’nü kazandığım yaz, internet üzerindeki araştırmalarım neticesinde iktisat ile ilgili olarak uzunca bir kitap listesi hazırlamıştım. Okumaya başladığım ilk kitap epey teorik olduğu için bir okuma planına ihtiyacım olduğunu düşündüm. Bunun üzerine Ege Üniversitesi İktisat Bölümü akademik kadrosundan bir araştırma görevlisine, hazırladığım “kitap listesini” ve “okuma planı talebini” içeren mesajı sosyal medya aracılığıyla gönderdim. Gelen yanıt: “Biz Ege Üniversitesi İktisat Bölümü hocaları olarak mezun öğrencilerimizle dahi sosyal medya üzerinden iletişim kurmuyoruz. E-posta adresimi iletiyorum, oradan iletişime geçersek sevinirim. Ayrıca şu saatler arasındaki görüşme saatlerinde de görüşebiliriz.” şeklindeydi. Bu yanıt bende, Ege Üniversitesi İktisat Bölümü’ne karşı olumsuz bir önyargı oluşturmuştu. Halbuki ben, gerek tercih sürecinde, gerekse iktisat bölümünü kazandıktan sonra farklı üniversitelerden birçok akademisyen ile sosyal medya aracılığıyla iletişime geçerek merak ettiklerimi iletmiş, uzunca da yanıtlar almıştım. Neyse ki, Ege Üniversitesi İktisat Bölümü’nde durumun gerçekte böyle olmadığını çok geç olmadan farkettim. 🙂

Pek de gerekli olmayan bu girizgah sonrasında, asıl mevzuya geleyim. Bu blog yazımda, iktisat bölümünü yeni kazanan iktisatçı adayı arkadaşlarıma, iktisat bölümü dördüncü sınıf öğrencisi olmamın verdiği yeti ile birkaç öneride bulunmak, bölüm ve üniversite ile ilgili çatışmanın en çok yaşandığı birinci sınıf ile ilgili olarak birkaç şey paylaşmak istedim.

Az önce 2014 ÖSYS Kontenjanları Kılavuzu’nu kaynak alarak, üşenmeden, tek tek iktisat bölümü kontenjanlarını inceledim. Sayılar bayağı korkunç! Türkiye’de yaklaşık olarak 20.500 iktisat bölümü kontenjanı var. Belirtmem gerekir ki, bu kontenjana kılavuzda yer alan “yurtdışındaki üniversiteler” ve “finans” gibi türev bölümler de dahil değil!

Pekiyi, her yıl yaklaşık olarak 20.000 mezun veren bir bölümde, bir adım öne çıkmak için ne yapmalı, nereden başlamalı?

Bu yazıyı yazarken, bunu ben de tekrar tekrar düşündüm. Ben iktisadı bir bilim dalı olarak tercih edip akademisyen olmak isteyen bir öğrenciyim; fakat diğer tarafta iktisadı meslek kazanma amacıyla tercih eden, özel sektörde ya da kamuda çalışmak isteyen birçok arkadaşım da mevcut. Bu noktada lisans eğitimini hepimizin tekdüze geçirmesi düşünülemez. Bu yüzdendir ki, bu yazıyı genel hatlarıyla ele alıp bir sonraki yazımda ise akademide, özel sektörde ve KPSS’de başarılı olan arkadaşlarımdan da yola çıkarak daha spesifik bir yazı kaleme almam gerektiği kanaatine vardım.

Ege Üniversitesi İktisat Bölümü 1. sınıfının ders programında, “Hukuk, Matematik, Türk Dili, İnkılap Tarihi” gibi lise derslerinizden pek de bağımsız olmayan derslerin yanı sıra “İşletme, Makro ve Mikro İktisada Giriş” gibi daha önce hiç karşılaşmadığınız derslerle de karşılaşacak ve birçoğunuz bu derslerin zorluğundan yakınarak, derslere devam etmeme kararı alacaksınız. Hatta çoğu dersin dersin İngilizce olması, belki de vizeden bir önceki haftaya kadar okula hiç uğramamanıza dahi neden olacak. Olmamalı!

Evet, derse her gittiğinizde birçok teorik bilgi edinecek –hem de İngilizce!– ve bu bilgilerin gündelik hayatta ne işe yaradığını her defasında sorgulayacaksınız, fakat her ne kadar neo-liberal politikaların dünyada hüküm sürdüğü gibi, iktisat alanında da neo-liberal iktisat eğitimi verilse dahi, edindiğiniz bu bilgiler, bir merdiven basamağı misali üst üste eklemlendirilerek mezuniyete kadar ulaşacak.

Üniversiteden bir hocamın verdiği bir örnekle açıklamak gerekirse, bir kardiyalog nasıl ki hastasına “aaa, ben üniversitedeyken kalp damarlarına pek çalışmamıştım, o yüzden seni tedavi edemeyeceğim.” diyemiyorsa iktisat bölümü öğrencisi de kendi alanındaki müfredat ile yükümlüdür.

İktisat, bilgi edindikçe, bildikçe sevilen bir bilim dalıdır. Dersinize giren bazı hocalarınız bilgiyi aktarma konusunda başarısız olabilir ya da sizin dil seviyeniz konuyu kavramanız için yeterli olmayabilir. Siz de bu açığı “derslere katılmayarak” değil,  daha fazla ve düzenli çalışarakkapatabilirsiniz.

Diyelim ki dersler gayet yolunda.

Pekiyi iktisat, gündelik hayatınızın neresinde yer almalı? 

İktisat bölümü birinci sınıf öğrencisi zamanını nasıl daha nitelikli değerlendirmeli?

  • Bir iktisat bölümü lisans öğrencisi, düzenli olarak ekonomi köşe yazarlarını takip etmeli, ekonomi bloglarını okumalıdır (yazaroku.com sitesini kullanarak, ekonomi kategorisinden tüm ekonomi köşe yazılarına ulaşabilirsiniz).
  • İlgi alanlarınız doğrultusunda mutlaka “İktisat ve Toplum”, “Birikim”, “The Economist”, “Toplum ve Bilim”, “Capital”, “İktisat, İşletme ve Finans”, “Para” gibi süreli yayınları takip etmelisiniz. Günde sadece 1 TL’ye ayda en az 3 adet dergi okuyabilirsiniz.
  • Birinci sınıf, lisans eğitiminiz süresince boş vaktinizin en çok olacağı dönemdir. Bu dönemde İngilizce seviyenizi ne kadar ilerletirseniz, İngilizce olan derslerin sınavlarında kendinizi ifade etmekte zorlanmaz, özellikle son sınıfta birçok alanla ilgilenirken, yabancı dil de çalışmak zorunda kalmazsınız. O yüzden bu dönemde, olabildiğince çok film ve dizi izlemeli, yabancı dildeki yayınları takip etmelisiniz. Özeleştiri yapmam gerekirse, ben bu konuda hala hayıflanıyorum.
  • Bilgisayar kullanım bilginiz sosyal medyadan ibaret olmasın. Bilgisayar derslerine düzenli olarak katılmaya özen gösterin. Bilgisayar dersinde eğitimi verilen Microsoft Office araçlarını iyi öğrenmelisiniz, çünkü daha sonraki yıllarda yapacağınız sunumlarda, yazacağınız makalelerde ve İstatistik-Ekonometri derslerinde bu araçları sıkça kullanacaksınız. Microsoft Office araçlarını iyi derecede kullanamamanız durumunda ise binlerce TL verip özel bir kursa gitmek mecburiyetinde kalabilirsiniz.
  • Benim önemsediğim diğer bir konu ise, üniversite bünyesindeki spor takımlarında, üniversite kulüplerinde ya da şehrinizdeki sivil toplum kuruluşlarında aktif olarak yer almaktır. Üniversite kulüpleri “başkanlık(!)” mertebesine ulaşmak için yapılan kulislerin çok ötesinde, sivil dayanışma ve sinerjinin en yoğun yaşandığı topluluklardır. Oryantasyon döneminde tüm topluluklar hakkında bilgi edinmeye, tanışma toplantılarına katılmaya çalışın. Bu kulüpler belki en yakın arkadaşınızı bulacağınız, belki de yaşamınızda çok farklı alanlara yönelmenizi sağlayacak topluluklar olabilir. 
  • Özellikle İzmir için konuşacak olursam, Ege Üniversitesi İİBF, kampüsün dışında, Küçükpark’a yakın bir yerde konumlanmıştır. Bu yüzden öğrenciler, dersler biter bitmez soluğu Küçükpark’ta alır. Küçükpark ilk etapta sosyalleşmek için bir alternatif olarak görülebilir, ancak lütfen İzmir’in ulaşım avantajlarını değerlendirin ve İzmir’i ilçe ilçe, sokak sokak gezin. Vizeler yaklaşırken, ders çalışmayı hiç istemediğiniz bir günde, bu plansız küçük geziler sizi inanılmaz motive edecek, eminim.
  • Kampüs içerisinde ve İzmir’de, ilgilendiğiniz konulardaki seminer ve konferanslara katılmaya çaba gösterin. Her konferans ve seminer, siz hiç farkında olmasanız dahi farklı kapılar açar, sizi merak etmeye ve araştırmaya yönlendirir.

Birkaç öneri demiştim, ama bayağı uzun bir yazı oldu.

  • Son olarak, lütfen okuyun ve okuduklarınızı not edin. Merak ettiklerinizi, yeni öğrendiklerinizi paylaşın.
  • Fakültede salt  “yeni alınan ayakkabılar, ruj rengleri ya da saç modelleri” üzerine sohbet ettiğiniz arkadaşlarınız olmasın; dünya sorunlarına kafa yoran, sohbeti hoş, idealist, dersteki edindiklerini paylaşan ve tartışan, kitap takası yapabileceğiniz arkadaşlarınız da olsun.

Wikipedia’dan alınan bilgiye göre,

Üniversite, Eflatun ve Aristo’nun hiçbir politik ve dini baskı unsuru olmadan öğrencileri ile felsefi tartışma yarattıkları ortamdan esinlenerek günümüze kadar evrensel ölçekte bağımsız ve tüzel kişiliğe sahip kurumlar olarak adlandırılmıştır. Üniversite, felsefi tartışma ortamında akıl sürecini duygusal sürecin önüne alarak kişilerin olayları görerek ve tartışarak farkına varılabilirliğini sağlayan ortamlardır.

Umuyorum siz de üniversite eğitiminizi bu tanımlama ışığında tamamlarsınız.

Şimdiden başarılar dilerim.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *