11 maddede neden “Amazon Kindle PaperWhite 2” satın aldım?

Uzunca bir aradan sonra, yeniden merhaba!

Blog ile ilgilenmeyeli epey zaman oldu, farkındayım. Sanıyorum Hamburg’un disiplini, beni gayriresmî yazılar paylaşmaktan alıkoydu! 🙂 Doğrusu, yazmaya pek vakit bulamıyorum.. Şu an yazıyorum, çünkü daha önce sosyal medya üzerinden birkaç kez paylaştığım bir mevzuyu buradan da paylaşma ihtiyacı duydum. Zira bu konuyla ilgili epey mesaj aldım.

Almanya’ya gelirken, bagaj limiti olması sebebi ile yanımda ancak birkaç kitap getirebilmiştim. Geniş bir e-kitap arşivim olduğundan iPad ile kitap okurum diye düşündüm; fakat öyle olmadı. 15-20 dakikalık bir okuma süresinden sonra iPad ciddi anlamda gözlerimi yormaya başladı. Ben de alternatif bir çözüm aradım ve nihayetinde de, bugüne kadar teknoloji alanında yapmış olduğum en değerli harcamayı yapıp Amazon Kindle PaperWhite 2 diye muhteşem bir cihaz aldım. Şimdi de reklamlar! (Not: Alper’e, vesile olması sebebi ile sonsuz teşekkürler)

Neden bir e-kitap okuyucu, neden bir PaperWhite 2 satın aldım?

1. İlk defa e-ink ekranlı bir cihaz kullanıyorum ve kesinlikle söyleyebilirim ki, kağıttan hiçbir farkı yok.

2. Çoğunlukla karanlıkta kitap okuyan biri olarak, tek endişem, ışıklı bir cihazın iPad’te olduğu gibi gözlerimi yoracağı endişesiydi; lakin buna da aydınlatmayı içeriye doğru yapıp farklı bir teknoloji kullanarak bir çözüm bulmuşlar. Ortamın karanlığına göre aydınlatma seviyesini de kendiniz ayarlayabiliyorsunuz.

3. Çantanızda kalın kalın kitaplar taşımak zorunda kalmıyorsunuz. Tek bir kitabı değil, 2000 kitabı sadece küçük bir cihazın içinde taşıyabiliyorsunuz. Cihaz o kadar hafif ki, ben genelde montumun cebinde taşıyorum. Otobüste filan hiç üşenmeden hemen çıkarıp okuyabiliyorum.

4. Bu aralar İngilizce yayınları takip ediyorum, haliyle sözlük kullanma gereksinimi duyuyorum. Bu noktada Kindle’a entegre ettiğim çevrimdışı Türkçe sözlük tam bir hayat kurtarıcı oluyor. Kelimenin üzerine tıkladığınızda, hemen Türkçesi çıkıyor. Ayrıca Kindle, üstüne tıkladığınız tüm kelimeleri bir dosyada saklıyor. Daha sonra siz o kelimeleri “flash card” halinde görüntüleyip pratik filan yapabiliyorsunuz.

5. Gazete entegrasyonu. Bazı günlük gazeteleri ücretsiz olarak Kindle’a entegre edebiliyorsunuz ve o gazeteler internete bağlandığınız anda güncelleniyor. Mesela ben şu an ücretsiz olarak, “Hürriyet Daily ve Bianet”in İngilizce gazetelerini takip ediyorum.

6. Cihazın ücreti biraz pahalı görünebilir; fakat hem İngilizce, hem Türkçe, hem de diğer dillerde inanılmaz büyüklükte bir e-kitap arşivi var. Cihaz zaten kendini 5-10 kitapla amorti edecek. Meristokrasi’ye selam olsun!

7. PDF gösterimi. PaperWhite 2’nin mobi uzantılı dosyalardaki başarısı, maalesef ki PDF dosyalarında geçerli değil. PDF uzantılı dosyaları okurken biraz zorlanıyorum, ama ekranı yan çevirince bir nebze olsun daha kaliteli bir görüntüye ulaşabiliyorsunuz.

8. Günde 2 saat okuma ile cihazı yaklaşık olarak 2 haftada bir şarj etmeniz gerekecek; yani bu da bataryasının muhteşem olduğunun bir göstergesi.

9. Kendine ait bir tarayıcısı var. Tablet ya da bilgisayarda olduğu gibi başarılı sonuçlar elde edemezsiniz; fakat gerekli olduğunda da gayet kullanılabilir. Benim gibi kitap okurken sıkça not alan biriyseniz, cihazın üzerinde not alma imkanı da mevcut. İstediğiniz zaman, alınan bu notlara tek tıkla ulaşabiliyorsunuz. Hatta aldığınız notları sosyal medyada da paylaşabiliyorsunuz.

10. Yakını görememe sorunu olanlar için puntonun ayarlanabilirliği muhteşem bir şey. Puntoyu istediğiniz kadar büyütebilirsiniz.

11. Güneşin tam tepenizde olduğu vakitlerde dahi ekran parlamıyor. Kağıttan hiçbir farkı yok.

Uzun lafı kısası arkadaşlar, kitap kokusu romantizmini bir kenara bırakıp bu aleti alın. Kitap okuma süreniz en az iki-üç katına çıkacak, eminim.

Merak ettikleriniz olursa, her zaman yazabilirsiniz.

Görsel açıdan bir fikir vermesi için birkaç fotoğraf da çektim, buyurunuz.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *